Dijital Erişilebilirlik için Yapay Zeka Destekli Çözümler
Son yıllarda dijital erişilebilirlik alanında en çok konuşulan konulardan biri yapay zeka destekli çözümler.
Birçok platform, web sitelerinin erişilebilirliğini artırmak için yapay zeka tabanlı araçlar sunduğunu söylüyor. Bu çözümler genellikle birkaç satır kod ekleyerek veya bir script yükleyerek sitenin erişilebilir hale gelebileceğini iddia ediyor.
Bu yaklaşım kulağa oldukça cazip geliyor.
Çünkü erişilebilirlik çoğu kurum için karmaşık ve uzun bir süreç gibi görünebilir. Yapay zeka destekli bir çözüm ise bu süreci hızlı ve kolay hale getirebileceği izlenimi yaratır.
Ancak burada önemli bir soru ortaya çıkar:
Yapay zeka gerçekten dijital erişilebilirliği tek başına çözebilir mi?
Bu sorunun cevabı çoğu zaman düşündüğümüz kadar basit değildir.
Yapay Zeka Destekli Erişilebilirlik Çözümleri Nedir?
Yapay zeka destekli erişilebilirlik çözümleri, web siteleri veya dijital ürünler üzerinde erişilebilirliği iyileştirmek amacıyla makine öğrenimi veya otomasyon tekniklerinden yararlanan sistemlerdir.
Bu çözümler genellikle iki farklı yaklaşım kullanır.
İlk yaklaşım, sayfa kodunu analiz ederek erişilebilirlik hatalarını otomatik olarak tespit etmeye çalışan sistemlerdir.
İkinci yaklaşım ise kullanıcı tarafında çalışan çözümlerdir. Bu sistemler sayfa üzerinde bazı dinamik düzenlemeler yaparak erişilebilirliği artırmayı hedefler.
Örneğin bazı yapay zeka çözümleri şu tür işlemleri otomatik olarak yapmaya çalışır:
- Görseller için alternatif metin üretmek
- Sayfa yapısını analiz ederek başlık düzeni oluşturmak
- Kontrast ayarlarını kullanıcı tercihine göre değiştirmek
- Klavye navigasyonu için ek destek sağlamak
- Metinleri daha okunabilir hale getirmek
Bu özellikler özellikle erişilebilirlik farkındalığı düşük olan kurumlar için hızlı bir başlangıç sağlayabilir.
Ancak yapay zeka çözümlerinin neyi yapabildiğini ve neyi yapamadığını doğru anlamak gerekir.
Yapay Zeka Çözümlerinin Sınırları
Yapay zeka birçok teknik problemi tespit edebilir veya bazı durumlarda otomatik düzenlemeler yapabilir.
Ancak erişilebilirlik yalnızca teknik kurallardan ibaret değildir.
Dijital erişilebilirlik aynı zamanda kullanıcı deneyimi ile ilgilidir.
Bir dijital ürünün gerçekten erişilebilir olup olmadığı çoğu zaman şu soruyla anlaşılır:
Kullanıcı işlemini tamamlayabiliyor mu?
Yapay zeka çözümleri genellikle sayfanın teknik yapısını analiz eder.
Ancak şu gibi durumları değerlendirmekte zorlanabilir:
- Kullanıcı akışının mantıklı olup olmadığı
- Form süreçlerinin gerçekten kullanılabilir olup olmadığı
- Ekran okuyucu kullanıcılarının sayfa içinde rahat gezinebilip gezinemediği
- Karmaşık arayüz bileşenlerinin kullanıcı tarafından anlaşılabilir olup olmadığı
Bu nedenle yalnızca yapay zeka çözümlerine güvenmek erişilebilirlik açısından eksik bir değerlendirme yaratabilir.
Gerçek Kullanıcı Deneyimi: Yapay Zekanın Göremediği Alan
Erişilebilirlikte en kritik ölçüt kullanıcı deneyimidir.
Bir sistem teknik olarak doğru görünse bile kullanıcı açısından çalışmayabilir.
Örneğin bir kullanıcı e-ticaret sitesine girip şu adımları tamamlamak ister:
- ürün seçmek
- sepete eklemek
- adres bilgisi girmek
- ödeme yapmak
Ancak ödeme ekranında kullanılan bir dropdown bileşeni ekran okuyucu tarafından doğru okunmuyorsa kullanıcı seçim yapamaz.
Bu durumda sistem teknik olarak çalışıyor olabilir.
Ama kullanıcı işlemini tamamlayamaz.
Yapay zeka bu tür deneyimsel problemleri her zaman doğru şekilde tespit edemez.
Bu nedenle erişilebilirlik değerlendirmelerinde gerçek kullanıcı testleri kritik bir rol oynar.
Doğru Yaklaşım: Yapay Zeka + Uzmanlık + Kullanıcı Testi
Yapay zeka erişilebilirlik çalışmalarında oldukça faydalı bir araç olabilir.
Ancak en doğru yaklaşım, yapay zekayı daha geniş bir metodolojinin parçası olarak kullanmaktır.
Genellikle etkili bir erişilebilirlik süreci şu katmanlardan oluşur:
İlk aşamada otomasyon ve yapay zeka destekli araçlar kullanılarak geniş kapsamlı bir tarama yapılır. Bu sayede teknik hatalar hızlı şekilde ortaya çıkar.
İkinci aşamada ise ekran okuyucu kullanan gerçek kullanıcılar kritik akışları test eder.
Bu yaklaşım erişilebilirliğin hem teknik hem de deneyimsel boyutunu değerlendirmeyi mümkün kılar.
Türkiye’de Erişilebilirlik ve Regülasyonlar
Türkiye’de yayımlanan dijital erişilebilirlik genelgesi ile birlikte birçok kurum için erişilebilirlik konusu daha fazla önem kazandı.
Dijital hizmet sunan kurumların erişilebilirlik standartlarını dikkate alması bekleniyor.
Bu kapsamda referans alınan standartlardan biri:
WCAG 2.2 Level A
Bu standart, dijital ürünlerin engelli kullanıcılar tarafından kullanılabilir olmasını sağlayan temel kriterleri tanımlar.
Örneğin Level A kapsamında şu gereklilikler yer alır:
- Görseller için alternatif metinlerin bulunması
- Form alanlarının ekran okuyucu tarafından doğru okunabilmesi
- Klavye ile tüm temel işlemlerin yapılabilmesi
- Video içeriklerde altyazı bulunması
- Sayfa yapısının ekran okuyucular tarafından anlaşılabilir olması
Bu gereklilikler karşılanmadığında kullanıcılar:
- form dolduramayabilir
- butonların ne işe yaradığını anlayamayabilir
- kritik işlemleri tamamlayamayabilir.
Dolayısıyla erişilebilirlik yalnızca teknik bir geliştirme değil, aynı zamanda uyumluluk ve risk yönetimi konusu haline gelmiştir.
Erişilebilirlik Teknoloji Değil, Deneyimdir
Yapay zeka erişilebilirlik alanında önemli fırsatlar sunar.
Ancak erişilebilirliği yalnızca teknoloji ile çözmeye çalışmak çoğu zaman yeterli değildir.
Gerçek erişilebilirlik şu soruyla ölçülür:
Kullanıcı dijital üründe işlemini tamamlayabiliyor mu?
Bu nedenle erişilebilirlik çalışmalarının yalnızca araçlara değil, kullanıcı deneyimine de odaklanması gerekir.
BlindLook Bu Süreci Nasıl Ele Alır?
BlindLook, dijital erişilebilirliği yalnızca teknik bir kontrol listesi olarak değil, gerçek kullanıcı deneyimi üzerinden değerlendirir.
2021 yılından bu yana farklı sektörlerde yürütülen çalışmalar kapsamında kurumların dijital kanallarında erişilebilirlik süreçleri desteklenmektedir.
Bu kapsamda BlindLook:
- otomasyon ve yapay zeka destekli analizler
- erişilebilirlik uzmanları tarafından manuel inceleme
- gerçek görme engelli kullanıcı testleri
- web, iOS ve Android platform değerlendirmeleri
- fix sonrası doğrulama testleri
gibi yöntemlerle kurumların erişilebilirlik seviyesini kapsamlı şekilde analiz eder.
Amaç yalnızca uyumluluk değil, kullanıcıların gerçekten işlemlerini tamamlayabildiği bir dijital deneyim oluşturmaktır.
Sonuç: Yapay Zeka Bir Araçtır, Çözümün Kendisi Değil
Yapay zeka dijital erişilebilirlik çalışmalarında önemli bir rol oynayabilir.
Ancak tek başına erişilebilirliği garanti etmez.
Gerçek erişilebilirlik, kullanıcıların dijital ürünlerde işlemlerini sorunsuz şekilde tamamlayabildiği bir deneyim sunmayı gerektirir.
Bu nedenle en doğru yaklaşım:
- otomasyon ve yapay zeka destekli analiz
- uzman incelemesi
- gerçek kullanıcı testleri
gibi yöntemlerin birlikte kullanılmasıdır.
Nereden Başlamalı?
Eğer dijital ürününüzde yapay zeka araçlarının göremediği erişilebilirlik risklerini görmek istiyorsanız, ilk adım kritik kullanıcı akışlarını gerçek kullanıcı deneyimi ile test etmektir.
BlindLook olarak web sitenizi veya mobil uygulamanızı değerlendirerek erişilebilirlik seviyenizi hızlı şekilde analiz edebilir ve hangi alanlardan başlamanız gerektiğini birlikte belirleyebiliriz.
Dijital kanallarınızın erişilebilirlik durumunu değerlendirmek veya süreci nasıl konumlandırmanız gerektiğini konuşmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
