arrow-left

14 Haziran 2022


Herkes İçin Erişilebilirlik

Mutfakta bir şeyler hazırlayan bir kadın ve yanında duran bir görme engelli adam.

İnsanların en temel ihtiyaçlarından biri barınmadır bu da yaşantımızın büyük bir kısmını barındığımız yerde geçirdiğimiz anlamına geliyor. Barındığımız yer, yani evlerimizin içerisindeki en önemli unsur ise işlerimizi kolaylaştıran evin içindeki ev eşyaları..


Markalar barınmayı sadece standart insanların hakkıymış gibi değerlendiriyorlar. Yaşlılar, ebeveynleri olmadan belli bir süre geçirmek zorunda kalan çocuklar, görme engelliler, işitme engelliler.. Barınma hizmeti saydığım bu grupların herhangi birine dahil olan insanlar hesaba katılmadan verilmemeli.


Örnek vermek gerekirse ev eşyaları reklamlarında sanki o eşyayı sadece bir kadın kullanacakmış gibi genelde bir kadın figür görürüz. Bu bir reklam stratejisi olabilir fakat üretim stratejisinde olmamalı. Hatta reklam stratejisinde herkesi kapsayacak şekilde yapsalar çok daha fazla ses getirebilirler.


Markaların önce bu eşyaları yukarıda saydığım tüm grupların kullanması gerektiğini kabullenmeleri gerekiyor bence. Eğer bunu kabullenirlerse işleri kolaylaşır ve hatta bunu yapan ilk firma öne geçer.

Şu örnekle açıklayayım:


Bugün Apple firması sadece ürettiği ürünler çok şık diye bugünkü payesine gelmiş olamaz. Olay sadece görsellikle alakalı olsaydı telefonlarını elmasla kaplayanlar ya da kesinlikle aşırı sağlam iddiasında olan markaların birçoğu hatırlanmıyor bile. Bugün bu firmanın değerinin bu kadar hissedilmesindeki en önemli sebep kapsayıcı olması. Apple ilk telefonu çıkardı, sonrasında ikinci telefonu iPhone 3 çıktı ve üçüncü modeli yani 3G modeli bu markanın patlama yaptığı dönemdi. Ondan çok önce tam ekran dokunmatik telefonlar çıkarmışlardı üstelik onların önden kameraları bile bu modelden daha iyiydi neden bu model patladı ve büyük bir marka haline geldi?


Çünkü bu telefonu alıp kullanabilecek herkesi düşündüler. Nokia telefonlara sonradan kurulabilen ekran okuyucu vardı ve ekstra paralara satın almak gerekiyordu. Onun haricinde kimsede yokken bu marka çıkardığı üçüncü modele görmeyenler için ekran okuyucu, az görenler için ekran büyüteci, işitme engelliler için ekstra özelikler, kas kontrolü zayıf olanlar için ise assistive dokunma gibi özellikler koydular ve bir anda yükseldiler. Burada ev eşyalarında da bu yaklaşımı benimsemek gerekiyor.


ARGE maliyetli bir iş her grubun ihtiyaçlarını saptamak zor denebilir ama bence bu lafın arkasına sığınıyor markalar. Artık sürekli kullanılan teknolojiler ve her grubun kendine özel belli ihtiyaçlara uyarlanmış ürünleri var. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Ufak çaplı bir pazar araştırması ile hangi engel grup ya da firmaların standart saydıklarının dışında kalan herkes neye ihtiyaç duyuyor ise bunlar çok hızlı belirlenir ve bu ihtiyaçlar karşısında onlar ne yapıyor öğrenilir ve bunlar alınır.


Benim önerim kesinlikle eşyalara sesli sistemler koymak olur. Firmalar ya bundan kaçınıyor ya da bu maliyetli olduğu için sadece bir modelinde uyguluyor. Oda çok kıytırık duruyor. Mesela ülkemizde bir marka görme engelliler için bir çamaşır makinesi ürettik diye ortaya çıktı. Bu sadece bir modele panelin üst plastik aksamı değiştirilerek düğmelerin yanına birkaç tane kabartma nokta eklemesinden ibaret yapılmıştı. İyi de belki ben o modeli istemeyeceğim, biz körler için bir şey yaptık o da bunu alsın, yaklaşımı saçma ve yanlış. Herkes düşünülmeli, herkes kapsanmalı.


Firmalar şunu bilmeliler ki artık evrensel kapsayıcı tasarımlar mümkün. Panellerini artık bu yaklaşımlarla yapacaklarını netleştirmeliler. Ondan sonrası şu şekilde az görenler ve şeker hastalığı ile görme kaybı yaşayanlar için paneldeki yazılar daima kontrast gözetilerek büyük yazılmalı ve görmeyenler için mutlaka noktalı kabartılar olmalı. Ekran tasarımlarınızda yine az görenleri ve yaşlıları düşünerek kontrasta ve büyük puntolu yazmaya özen göstermeliyiz.


Günümüzde birçok makine fiziksel tuşlar yerine ya dokunmatik bir panel ya da tamamen dokunmatik bir ekran kullanıyorlar. Bu da bu makinelerin dijital bir yönlendirme yapısı ve programlanabilir ya da programlanmış başka bir kanunla ile yönetilebileceği anlamına gelir. Artık akıllı ev sistemleri çok popüler. Bu makinelerin hepsini akıllı ev sistemleriyle entegre ettiğinizde bir tek akıllı ev uygulamasını bütün gruplar için uyarlayarak kalıyor. Günümüzde cep telefonu üzerinden yazıcıya dosya gönderebildiğimiz bir ortamda bilgisayarımızdan ya da cep telefonumuzdan ev eşyamızı yönetebilmeliyiz. İster ortak bir ağa bağlayıp ir uygulama ile bir ağ üzerinden kullanma ya da her cihazın uygulamaya bağlanması durumların ikisi de yapılabilir. Sonrasında uygulamayı az görenler için yapılandırmak ya da görmeyenler için ekran okuyucularla uyumlu hale getirmek yaşlılar için basitleştirmek mümkün olacaktır.


Bunun içine neleri mi dahil edebilir? En başta çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın, buzdolabı, klima, doğalgaz kombisi, televizyon mikrodalga fırın termos, elektrikli şofben, akıllı süpürgeler, elbise kurutma makineleri bunların hepsini bir uygulama üzerinden kullanabileceğimiz sistemler artık çok pahalı değil akıllı bir yazılıma ve uygulamaya bakar.

Günümüzde bunu yapmak da artık çok zor değil. Cep telefonu günümüz insanının gün içerisinde en çok eline aldığı cihaz olduğu için cep telefonundan çalıştırmayı önerdim, bunu tercih etmeyenler için basit bir kontrol aparatı yapılır ve eve yerleştirilir kişi evdeki bütün bu cihazlarını bu kontrol aracından da yapabilir. Bu kontrol aracı gene uluslararası erişilebilirlik kriterlerine göre hazırlanırsa herkes kullanabilir ama düşünsenize bu sistem olduğunda evdeki televizyonunuzdan evin klimasını açabilecek fırındaki yemeğin durumunu görebilecek makinedeki çamaşırlar bittiyse kurutmayı başlatabileceksiniz ve bunu herkes yapabilecek.


Yazar: Erdal Karakoç / BlindLook Görme Engelli Topluluğu

youtubetwitterinstagramlinkedin